18 Mayıs 2016 Çarşamba

97 YILLIK SONSUZ KOŞU


                                             97 YILLIK SONSUZ KOŞU


1918’in sonlarına gelindiğinde Osmanlı, I.Dünya Savaşından mağlup ayrılmış, Mondros Mütarekesini imzalayarak dağılma sürecinin sonuna gelmiş ve Avrupa devletlerince ‘’hasta adam’’ olarak nitelenen Osmanlı, imzaladığı ateşkes antlaşmasıyla İtilaf Devletleri’ne karşı savunmasız kalmış ve tüm hakimiyetini neredeyse İtilaf Devletleri’ne devretmişti.
İzmir Yunanlılar, Adana Fransızlar, Antalya ve Konya İtalyanlar tarafından işgal edilmiş ve bununla birlikte Urfa, Maraş, Antep, Merzifon ve Samsun’a İngiliz askerleri çıkmış,İstanbul’da ise Kraliyet Donanması demirleşti.

İşte, Mustafa Kemal’in Bandırma Vapuru ile çıktığı Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs 1919 tarihi milli bağımsızlığa, çağdaşlaşmaya ve demokratikleşmeye giden yolda bir dönüm noktasıdır. Bu tarihi gün 19 Mayıs 1938 tarihinden itibaren ‘’Gençlik ve Spor Bayramı’’ olarak kutlanmaya başlanmıştır. Atatürk Milli Mücadele esnasında Türk Milleti’ni ileri götürecek olanın köhnemiş fikirlere karşı genç fikirler olduğunu görmüştü. ‘’Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.’’sözünden  onun gençlikten kastının bir yaş aralığını değil de fikirde yeniliği ve her daim ümitvar olmayı ifade ettiğini anlıyoruz.

Atatürk, Samsun’a çıktığı gün mevcut olan durumu Nutuk’ta şu cümlelerle anlatır: ‘’…millet yorgun ve yoksul bir durumda. Milleti ve memleketi felakete sürükleyenler, kendi hayatlarının kaygısına düşerek, kaçmışlar…’’ İşte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu koşullar budur. Uçurumun kenarına itilmiş ve bağrında ateşler yanan bir ülke yıllarca süren mücadeleler sonucu iç ve dış düşmanları alt etmekle kalmamış bağımsız, çağdaş ve laik bir ülke olmuştur.

97 yılın ardından bugünkü vaziyete baktığımızda 1919’dan pek de farklı olduğunu görmüyoruz. Emperyalizm, bölücü terör eliyle şehirlerimize bombalar yağdırıyor, askerimize, polisimize ve halkımıza saldırıyor. Gericiler, İsmail Kahraman’lar diliyle ‘’Laiklik, yeni anayasada olmamalıdır.’’cümlesini kurma gafletinde bulunuyorlar. Atatürk’ü tarih kitaplarından silmeye çalışanlar Emine Erdoğan’ların söylemleriyle ‘’Biz, Cumhuriyet’in enkazını kaldırdık.’’ diyerek karşımıza çıkıyorlar.

Gericilere, bölücülere, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarına diyoruz ki: Bu topraklarda Mustafa Kemal’ler tükenmez. Atatürk Gençliği olarak görevimizi Bursa Nutku’ndan, Gençliğe Hitabe’den, Mustafa Kemal’den alıyoruz. 97yıllık bir mücadele ve Cumhuriyet Devrimi tarihimiz var. O mücadelenin ve Cumhuriyet’in bize öğrettikleriyle 97 yıl öncesinden çok daha güçlü, çok daha kararlı ve çok daha cesuruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği emperyalizmin, bölücü ve gerici terörün, İsmail Kahraman’ların ellerinde değil Atatürk Gençliği’nin ellerinde ve o gençliğin mücadeleleriyle şekillenecektir. Kendimize ve Cumhuriyet tarihine güveniyoruz. Atatürk’ün ‘’Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.’’sözünden kendine görevler çıkaran tüm gençliği 19 Mayıs’ta Atatürk’e, Cumhuriyet’e, laikliğe ve Mehmetçik’e sahip çıkmak için alanlarda olmaya bölücülüğün ve gericiliğin üzerine Mustafa Kemal gibi yürümeye davet ediyoruz. Atatürk Gençliği görev başında!



                                                                                      AÜ. Cebeci Atatürkçü Düşünce Topluluğu
                                                                           Gülin KISA/ Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder