PAROLA: TEŞKİLAT
Mustafa Kemal hayatı boyunca planlı ve teşkilatlı oluşuyla tanınmıştır. Teşkilatçılık ve örgütlü yaşamının başarısının parolası idi.
Daha genç
yaşlarında Fransızca öğrenmiştir. Fransızca öğrenmesinin sebebi Fransız
devrimci basınını ve Fransa'daki Jön Türklerin yayınlarını takip etmekti.
Harbiye sıralarında Ömer Naci , Ali Fuat ve İsmail Hakkı ile
gizli bir dergi çıkarmakta idi. İki üç sayı ile sınırlı kalmış olsa da buel
yazması dergi Kurtuluş Savaşı kuşağının ilk teşkilatı idi. Harp akademisine
geçtikten sonra Harbiye sıralarında kurdukları teşkilatın meyvelerini toplamayı
düşünmektedirler. Harbiye sıralarında çıkardıkları dergi kendilerinin Harp
akademisinde ki gizli teşkilatlarının yayın organı haline gelir. Mustafa Kemal
ve arkadaşları Saray 'a jurnallenir. O dönem ki okul nazırı Ali Rıza Paşa böyle
olayların olmadığını söyler. Ancak ilerleyen süreçte o da öğrenecektir ve
görmezden gelecektir. Mustafa Kemal'in bu dönem ki görüşleri sonra ki yıllar da
Kemalist Devrimin temelini oluşturacaktır. Akademi öğrenciliği devam ederken
bir ev kiralar ve bu evde toplantilarini ve sohbetlerini gerçekleştirirler.
Akademi de ki faaliyetleri sebebiyle kendisi ve Müfit Özdeş Şam 5. Ordu'ya 7 sınıf arkadaşları ise
Erzincan'a atanır. Burada tanıştığı Mustafa Bey ve Doktor Mahmut ile yakın
ilişkiler kurarlar. Siyasi sohbetlerinde ihtilalin gerekliliğinden bahsederler.
Mustafa Beyin evinde bir ihtilal tartışmasının ardından örgütlü mücadele kararı
alınır ve Vatan ve Hürriyet Cemiyeti kurulur. Cemiyetin Beyrut, Yafa, Kudüs
örgütlenmesinin başında Mustafa Kemal vardir.5. Ordu içinde ki subaylar içinde cemiyetin saygınlığı her geçen gün
artmaktadır. Cemiyet olağanüstü bir gizlilikle çalışmaktadır. Cemiyetin her
üyesi kendisini teşkilata alan kişiyi ve üye yaptırdığı kişiyi tanıyacaktır.
Cemiyet 3 ayrı kol halinde çalışmaktadır. Maarif , idare ve Maliye bu 3 koldur.
Mustafa Kemal cemiyetin geleceğinin Makedonya da olduğunu analiz eder ve
gizlice Selanik 'e gecer. Burada çalışmalarından sonra Hüsrev Sami, Ömer Naci ,
Bursalı Tahir , Hakkı Baha ve Hoca Mahir ile Selanik teşkilatı kurulur. Mustafa
Kemal'in Selanik'te olduğu anlaşılınca tutuklama emri verilir. Hızlıca geri
döner.
İTTİHAT TERAKKİ İLE BİRLEŞME VE KURTULUŞ SAVAŞI
Vatan ve Hürriyet Cemiyeti Selanik teşkilatı Eylül 1906 ' da
kurulan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti ile fiilen birleşir. Cemiyetin
çalışmalarından ve büyüdüğünden haberdar olan İttihat ve Terakki Cemiyeti
lideri Ahmet Rıza bey, Doktor Nazım Beyi Selanik' e gönderir. Doktor Nazım
cemiyetçileri ikna eder ve Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşirler.
Selanik' e tayini Mustafa Kemal' den önce çıkan Ali Fuat İttihat ve Terakki
saflarında yerini alır. Mustafa Kemal 13 Ekim 1907 de Selanik' e atanır. Burada
Vatan ve Hürriyet Cemiyetini canlandırmaya çalışmaz ve o dönemin devrimci
örgütüne katılmayı doğru bulur. İttihat ve Terakki ' de ilerleyen zamanlarda
önemli roller alacak olan Mustafa Kemal 1908 yılında 3. Ordu da görevlidir.
Örgüt içinde bir çok görev alan Mustafa Kemal'in en bilindik görevi 31 Mart (
13 Nisan 1909) ayaklanmasını batıran ekibin önderlerinden olmasıdır.
İttihat Terakki ile çeşitli fikir ayrılıkları
yaşayan Mustafa Kemal sürekli olarak bir örgüt yaratma peşindedir. Bu çabası
hem İttihat ve Terakki Cemiyetini değiştirme ve dönüştürmek içindir hem de
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Kurtuluş Savaşı başında bir örgüt yaratma
çabasındadır. İstanbul da halkı bilgilendirerek bir yere ulaşılamayacağı
kararına varan Mustafa Kemal Anadolu ‘
ya geçme kararı alır. Kararını uygulamak için İstanbul’ da bir süre bekler. Bu
bekleyişin sebebi Anadolu’ da yürütülecek faaliyetleri bir teşkilatla yapmak
istemesidir. Samsun ‘ a geçtikten sonra
Kazım Karabekir, Refet Bey Ve Ali Fuat Paşalara teşkilat ile ilgili bir
gizli telgraf çeker. Mustafa Kemal
Havza’ ya geldiği gün örgütlenmeye başlar . Diyarbakır, Erzurum, Van,
Bitlis, Elazığ ve Sivas Vilayetleri ile
Erzincen ve Kayseri ‘ ye telgraflarlar çeker ve bilgi ister. Bilgi istemesinin
sebebi Doğu ‘da işgalcilere karşı mücadele veren yerel örgütlerin durumu
öğrenmek ve onları tek çatı altında birleştirmektir.18 haziran tarihinde Edirne
kolordu komutanı Cafer Tayyar ‘a
Anadolu’ da ki mücadelenin durumunu ve mücadelenin Trakya bölgesinde de
örgütlenmesi gerektiğini söyler. 22 haziran 1919 tarihinde Amasya Genelgesinde
Sivas ‘ ta milli bir kongre kararı alınır.Amasya kararları Mustafa Kemal ,
Refet ve Ali Fuat beylerin ortak kararı ile alınır. Sonrasında Kazım ve Cemal
paşalar desteğini açıklar.Oluşan bu kadro daha sonrasın Erzurum Kongresiyle kurulacak
merkezi teşkilatın çekirdeğini oluşturmaktadır.Bülent Tanör bu komiteyi “
İhtilal Komitesi” olarak nitelendirmektedir.Mustafa Kemal 7 Temmuz 1919 günü
kolordulara gönderdiği emirde , Müdafaai
Hukuki Milliye ve Reddi İlhak cemiyetlerinin dağılmaması için ellerinden geleni
yapmalarını söylemektedir.Mülkiye memurlarının da ordu gibi bu cemiyetlerin
meşru yardımcısı olduğu bu emirde belirtilmektedir. Teşkilat-ordu- mülkiye
üçlüsünün en tepesinde teşkilat yer almaktadır.Mustafa Kemal’e göre milli mücadeleyi
başarıya ulaştırmak için kurulmuş olan teşkilatları tek çatı altında toplamak
ve bu teşkilat içinde Türkler ile Kürtleri birleştirmek şarttır.
Erzurum kongresi mevcut Cemiyetler Kanunu kapsamında toplanır ve
örgütlenmesini yapar. Kongrenin heyet başkanlığına Mustafa Kemal
seçilir.Teşkilatların birliği konusu üzerinde burada da durulur ve Vilayatı
Sitte ve Trabzon teşkilatları “ Doğu Anadolu Müdafaai Hukuk Cemiyeti “ adı
altında birleştirlir. Erzurum kongresinin önemli tartışmalarından biri de Mustafa
Kemal’ in Temsil Heyeti üyeliğidir.Sonuçta Mustafa Kemal, kongrede Rauf Bey’le
en çok oyu (46) alarak Temsil Heyeti’ne seçilir ve başkanı olur.Erzurum
kongresi bölgesel düzenlenmesine rağmen sonuçları itibari ile merkezidir.Kongre
ile Kurtuluş Savaşının öncü kadrosu kendine geniş bir taban bulmayı başarır.
4 Eylül 1919 günü Sivas Kongresi
toplanır.Mustafa Kemal bu kongreye Doğu Anadolu Müdafaai Hukuk Cemiyeti Temsil
Heyeti adına dört kişi ile birlikte katılır.Sivas kongresi devrimin öncü
partisinin kurulduğu kongre olarak kendini tarih kitaplarına yazıdracaktır.
Memleketin dört bir yanında aynı amacla mücadele veren cemiyetler birleşerek
Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk
Cemiyeti adını alır.Erzurum kongresinde ki cemiyet yerini ARMHC alır.
Erzurum kongresinde ki heyete altı yeni
üye katılır.16 kişilik Temsil Heyeti artık Türk Devriminin önder kadrosu
seçilmiştir. Kurulan teşkilat Kurtuluş Savaşının tek yetkili örgütüdür.ARMHC
dışında girişimler olsa da ihtilali ARHMC yönetmektedir.
Teşkilatın yayın
organına ihtiyacı vardır.Anadolu’ da fikirlerini ve kararlarını yaymak için
ihtiyaç çok açıktır.Birinci sayısı 14 eylül günü çıkan gazete psikolojik savaşa
karşı ARHMC’nin elini güçlendirmiştir. Meclisi Mebusan toplanmak istendiğinde teşkilat
mebus olan üyelerini İstanbul’a gönderir ancak İstanbul’ da Mustafa Kemal
isteği üzerine Müdafaai Hukuk Grubu yerine Falahı Vatan grubu kurulur.Daha
sonra kapatılan Meclisi Mebusan yerine bir meclis kurulması şart olmuştur.Tarih
23 Nisan 1920 gününü gösterdiğinde TBMM kurulur.Yeni devletin temelleri bu
devrimci hareketle atılır.İlk iş ordu ihtiyacıdır.Meclis düzenli ordu
kurmaktadır.Kuvvacıların başarısı tabi ki tartışılamaz ancak düzenli ordu
şarttır. Meclisin yönelimini belirleyecek olan yine Armhc ‘dir. Mecliste
Müdafaai Hukuk grubu kurulur.Bu süreçte parti tartışmaları devam
etmektedir.Tarih 9 Eylül 1923’ e geldiğinde Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)
kurulmuştur.Cumhuriyet Halk Fırkası aslında ARMHC’nin devamıdır. Yani asıl
olarak gercek kuruluş tarihi 4 Eylül 1919(Sivas Kongresi )dur. Kurtuluş
savaşının öncü partisi 4 eylül günü kurulmustur.
ATATÜRK GİBİ
TEŞKİLATLI, ATATÜRK GİBİ TEŞKİLATÇI
Mustafa Kemal ve arkadaşları hayatları boyunca örgüt kurup
örgüt yönetmişlerdir.
Hayatları boyunca devrimci olmuşlardır.Kurtuluş
Savaşı kahramanlarından çıkaracağımız ders hep teşkiilatlı
olmaktır.Başarılarının sırrı buradadır.
Bugün vatanseverlerin ,
Atatürkçülerin çoğu örgütsüzdür. Küçük Amerika sürecinin dayattığı sistem
Atatürkçülüğü devrimci özünden kopartıp sistem bekçiliğine itmektedir .
Emperyalizmin dayattığı Atatürkçülük algısı örgütlü olmayı gerekli görmez.Atatürk
hep iktidar amaçlı çalışmış ve örgütleri buna göre yönlendirmiştir. Parolamız
çok nettir. ”Atatürk gibi teşkilatlı ,
Atatürk gibi teşkilatçı!”
Cebeci yerleşkesinde
vatanseverlik ve Atatürkçülük rüzgarını
estiren teşkilata
Adt ’ye Katıl!
Görev Al!
ERKAN MENTEŞE
HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM