22 Ağustos 2016 Pazartesi

FETÖ baskısıyla Kara Harp Okulu'ndan ayrılan okulumuz Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye bölümü öğrencisi İsmail Kıvanç Erkal yaşadıklarını anlattı.




FETÖ baskısıyla Kara Harp Okulu'ndan ayrılan okulumuz Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye bölümü öğrencisi İsmail Kıvanç Erkal yaşadıklarını anlattı.



2010 yılında Maltepe Askeri Lisesi'nden mezun olduğunu ve Kara Harp Okulu'na geçmeden önce intibak kampına katıldığını söyleyen Erkal, bu kamp sırasında yapılan fiziki ve psikolojik baskıyı şu şekilde anlattı: İntibak kamplarında ayrımcılık yapıldığı, bazı kişilerin el üstünde tutulurken bazı öğrencilere eziyetler edildiğini üst devrelerimizden duyuyorduk. İntibak kampının zorlu geçeceğini zaten biliyorduk. Daha intibak kampında çadırlarımızı yaptıktan sonra bölüğü toplayıp ellerinde ki listelerden isimleri okuyup bizi ayırdılar ve diğerleri yatmaya giderken bizi gece 3’e kadar süründürdüler. İntibak kampını, kendimi motive ederek, arkadaşlarımla birbirimizi destekleyerek tamamladım ve Harbiyeli oldum.


ATATÜRKÇÜ ÖĞRENCİLERE İŞKENCE



“Birinci sınıfı tamamladıktan sonra yine kampa gidecektik. Kampa gitmeden önce taburlar karıştırılmıştı. Bize eğitim verecek tüm komutanlarla yeni tanışacaktık. İntibak kampından kalan kötü anıların yeniden yaşanmayacağını düşünerek umutlanmıştım. Fakat kampın ilk günü bölük komutanı elinde bulunan bir listeyle yine bizi ayırmıştı. Eziyet edilen öğrencilerin %90’ı askeri lise kaynaklı olup vatanını milletini seven, Atatürkçü düşünce sistemiyle eğitimler görmüş, ders ve disiplin bakımından sorunsuz kişilerdi.”


"PSİKOLOJİK BASKILARIN DIŞINDA GÜN BOYU FİZİKSEL İŞKENCELERE MARUZ KALIYORDUK."



"Günde en fazla iki saat uyuyorduk ve normal eğitimler esnasında bölükten ayrı olarak eğitim adı altında işkencelere maruz kalıyorduk. Yaşadığım en kötü günlerden birini anlatacağım. Bütün gün süründürülmüş fakat bir gram su içmemiştim. Artık bayılma vaziyetine geldiğimde başımdaki terörist bana 3 matara suyu 2 dakikada içmemi emretmişti. Mecburen o suyu içmiştim ve o işkencelerin üstüne istemsizce kusmuştum. Kustuktan sonra beni kendi kusmuğum üstünde süründürmüştü. Bu ve bunun gibi pek çok kötü anım var."


“DIŞARDA DAHA BAŞARILI KİŞİLER OLABİLİRSİNİZ!”



Erkal, kendilerine durmadan “Siz asker olamazsınız, ayrılmalısınız, dışarıda daha başarılı kişiler olabilirsiniz, boşuna direniyorsunuz, kampları atlatsanız bile subay olamayacaksınız.”şeklinde psikolojik baskı yapıldığını anlattı. Psikolojik baskıların yanında fiziksel baskılara da maruz kaldığını, günde sadece 2 saat uyuduklarını ve normal eğitimler esnasında bölükten ayrı olarak eğitim adı altında işkence gördüklerini anlatan Erkal, kendilerine bunları yapan komutanların hemen hemen hepsinin bugün TSK’dan ihraç edildiğini söyledi.


"NOTLARIM SİLİNMEYE BAŞLAMIŞTI."



"Beni mezun etmeyeceklerini anladığım için 2. sınıfa başlamadan önce ailemi ikna etmiştim. 4 üzerinden 3,2 olan kredimi 3,5'e yükseltip yatay geçiş yapacaktım. 2. sınıfta ders çalıştığım kadar hayatımın hiçbir döneminde o kadar ders çalışmadım. Sınavlardan her çıktığımda dersleri iyi olan arkadaşlarımı yanıma alıp soruları cevaplandırıyorduk ve sınav sonucumuzu tahmini olarak hesaplıyorduk. Arkadaşım 95 ben 90 beklerken, sınav sonucu açıklandığında arkadaşım 95 ben ise 40 alıyordum. Notlarım silinmeye başlamıştı. 120 olan disiplin puanım 50'lere kadar düşmüştü."


OKULDAN ALMALARI İÇİN AİLELERE BASKI



Kampın sonuna doğru ailesinin gelip komutanlarla görüştüğünü söyleyen Erkal, ailesine “Özünde çok iyi bir çocuk, dışarıda daha başarılı olabilir, ama subay olamaz.”denildiğini ailesinin, disiplin notunun yüksek olduğunu ve okuldan almaları için bir sebep gösterilmesini istediğinde komutanın “Ben disiplin notunu düşürüyor muyum düşürmüyor muyum görürsünüz.“ gibi cevaplar aldığını belirten Erkal, 120 olan disiplin notunun 50’lere kadar düştüğünü söyledi. Kendisini mezun etmeyeceklerini anlayınca okulu bırakan Erkal, kendisinin yazdığı dilekçelerin bile geri çevrildiğini, komutanların yazdığı dilekçeleri vermek zorunda kaldığını ifade etti.



“İADE-İ İTİBAR İSTİYORUZ!”



İsmail Kıvanç Erkal, “Bize bu zulümleri yapanların hepsi bugün içeride ve bize bu işkenceleri yapmalarının nedeni FETÖ mensubu olmayışımız. O günlerde bunun cevabını tam olarak bulamıyorduk ama bugün her şey ortaya çıktı. Şu an TSK’dan Atılan ve Ayrılan Öğrenciler Platformu olarak itibarlarımızın iadesini istiyoruz. Ben ve benim gibi 3000’e yakın insan mağdur edildi. Yüklü tazminat borçları, bozulmuş psikolojiler, kimilerimizde fiziksel kalıntılar gibi birçok sorunlar, hayata yeniden başlamaya calışıyoruz. Artık her şey gün yüzüne çıkmışken platform olarak İADE-İ İTİBAR istiyoruz.“